30 Ağustos 2008 Cumartesi

yalnızlığımı kanatıyor günbatımı gidişler


iklimsiz bekleyişler var yine

gecenin bilindik ezgisinde

8 yorum:

passive dedi ki...

"başka bir seçenek olmadığı için LA SOLİTAİRE'i oynuyorum ben!" kutsal öğleden sonra sıcaklarıyla, gerçekle rüya arasında günlerimi bitirerek..

bencilkirpi dedi ki...

biten günlerimiz mi biz mi?

oyunbozan dedi ki...

bir süre sonra beklemek de 6.duyu gibi bişey oluyor. görüyorsun, duyuyorsun, bekliyorsun..
eğer onu kaybedersen sakat kalıcam gibi hissediyorsun. hani görmüyorum, duymuyorum, beklemiyorum...

bencilkirpi dedi ki...

duyularım(ız) birçok şeyi doğru algılamıyor uzun süredir

Adsız dedi ki...

sen ne bilirsinki başkalarından başka ?

banu pluie dedi ki...

karanlıkta açığa çıkan gerçek gibi; bulutun aslında kafesin içinde olduğu, kuşların elele tutuşmuş zebanilere dönüştüğü, yerin dalgalanıp kaydığı, tüm ışık kaynaklarımızın( gözlerin) kapanıp da elçiden bir ayın cılızlığında çürüye çürüye bekleyişin alışılmışlığı, tüm gördüklerimizin artık hayret vermeyişi, gecenin kutsanası, ölümün alkışlanası bulunduğu günler... neyi beklediğini kaybettiren uzun beklemeler...

bencilkirpi dedi ki...

uzun beklemelerin sırnaşık yokluğunda büyüttüğümüz ölümlere tahammül edemeyen cılız(!) korkularımızla yürüyoruz içimizdeki saklı kente

an(ı)lık dedi ki...

bek bir uzun zaman olmadı sevgili bencil...